-Kadın Hastalıkları-
 
-Kadın Hastalıkları-
-Kadın Hastalıkları-
Arı Poleni Çayı
 
Jinekolojik Kontrol ve amaçları


Jinekolojik kontroller ülkemizde halen rutine yerleşmemiştir. Yani birçok kadın hala bir problemi olduğunda jinekologa gider. Bu kontrollerin amacı özellikle rahim ve yumurtalıklarla ilgili sorunları ortaya koymak ve varolan sorunların takip edilmesidir.    

Bilindiği gibi rahim ve yumurtalıklar karın içinde yerleşmiş organlardır ve sorunları her zaman bir belirti vermeyebilir. İlaveten her ay sürekli değişim gösteren bu organlarda erken devrede saptanan sorunların önüne geçilmesi daha kolay olmaktadır.

Ne zaman başlamalı ve ne sıklıkta yaptırılmalıdır ?

İlk adet kanaması olan kızların senede bir defa kontrolü yeterlidir. Evlenmiş veya cinsel yaşamı başlamış olan kadınlarda ise 6 ayda bir jinekolojik kontrol yaptırması önerilmektedir. Herhangi bir sorun açısından takip yapılıyorsa bu aralıklar hekim tarafından sıklaştırılabilir.

Jinekolojik kontrolde hangi organlar kontrol edilmektedir?

Jinekolojik muayenede vagina dış ve iç bölgesi, rahim dış kanalı, rahim ve yumurtalıklar kontrol edilmektedir. Ayrıca her jinekolojik kontrolde meme muayenesi (memede kitle ve sıvı gelmesi kontrol edilir) ve tiroid bezi (guatr açısından) kontrol edilmektedir. Senede bir vaginal smear testi yaptırılması önemli bir konudur. Zira cinsel hayatı başlamış olan kadınlarda bu test özellikle rahim dış kanalı kanseri açısından kolay, ucuz bir testtir.

Her jinekolojik muayeneye ilaveten jinekolojik ultrasonografi yapılması da önemlidir. Çünkü özellikle kilolu kadınlarda rahim ve özellikle yumurtalıkların normal büyüklükte olup olmadığını bildiren en önemli yöntemdir.

Kontrollerde hangi testler yapılmalıdır ?

Herhangi bir sorun saptanmamışsa senede bir vaginal smear testi ve ultrasonografi muayeneye ilaveten yapılabilir. Menopozda ve 40 yaş üzerindeki kadınlarda senelik mamografi de yapılmaktadır. Özellikle yakınlarında meme kanseri saptanan kadınlarda 30 yaşından itibaren periyodik mamografi yapılması önerilmektedir. Bunun dışında soruna yönelik testler hekim 

tarafından size önerilecektir.
 

Akıntı: Vajinal akıntı birçok kadını etkiler ve rahatsız eder. Vajina normalde  sürekli az miktarda ıslak sıvı salgılar. Miktarı genelde cinsel uyarılma ve adet döngüsüne göre etkilenir. Miktarı kadından kadına göre de değişir. 

 Akıntılar anormal oldukları zaman:

-çok rahatsız ediyorsa

-çok garip kokuyorsa

-akıntı vajinada ağrıyla beraber oluyorsa

-çok fazla miktarda oluyorsa

Akıntıların genel nedenleri:  Çoğu akıntı sebepleri vajinada oluşan mikroplar yüzünden oluşur. Çok sayıda mikroorganizmalar vajinamızda bilinmeden yaşayabiliyor. Bu doğal mikroorganizmalar bazen laktik asitleri yaratabiliyor. Bu laktik asit  vajinanın içindeki PH balansını azaltıyor. Bundan dolayı daha fazla zararlı olan mikroplar vajinada büyüyor. Bu da farklı  akıntıları yaratıyor.

Miyom:
Miyomlar rahim kas dokusu içinde oluşur ve büyür. Doğurgan çağındaki kadınların % 20-50 arasında miyomlar vardır. Pek çok kadın herhangi bir sorunla karşılaşmadan miyomları taşıyabilir ama genellikle miyom belirtileri tedavi gerektirecek kadar ağır olabilir. Miyomlar çok küçük de olabilir, bazıları ise kavun boyutuna kadar büyüyebilir. Miyomlar teker teker yerleşebilir ya da bir küme şeklinde bir yere toplanabilir.

Miyomun ortak belirtileri nelerdir?
-Çok ağır ve uzun süreli adet dönemleri
-Bacak arkası ağrıları
-Pelvik ağrı veya basınç
-Cinsel ilişki sırasında ağrı
-Mesane üzerindeki basıncın onu boşaltamama haline gelmesi
-Kabızlığa neden olabilecek barsak üzerinde basınç veya şişkinlik
- Kilo alma veya gebelik olarak yanlış algılamaya kadar şişmesi.
 

Rahim Kanseri:Rahim bu kadının karın bölgesindeki armut şeklindeki organı. Genellikle kadın hamileyken çocuğunun içinde büyüdüğü yere rahim denir. Rahmin satarı endometrium ya da endometrium tabakası adlandırılır. Adet süresi geliştikçe endometrium çok kalın ve kan hücreleriyle dolu olur. Eğer yumurta döllenmişse gerekli besini alır ve çocuğa dönüşmeye başlar. Eğer hamile değilseniz kalınlaşmış endometrium tabakası yine adet dönemini başlatır. Rahim kanseri ise rahmin içindeki duvarların üzerinde gelişir. Bu genellikle anormal ve kontrolsüz hücre büyümeleri için olur. Bu büyümeler kanserli ya da kansersiz olur. Kanserli hücreler rahmin içinde büyüyüp sonra vücudun diğer bölgelerine kan akımıyla geçebilir. Eğer bu hücreler başka bilgelerde gelişirse yeni tümörler oluşur. Kanserin bu şeklinde gelişmesi metastaz diye adlandırılır. Rahim kanseri belirtileri erken çağında tespit edilebilir ve tedavisi daha efektif olabilir.

 

Rahim Kanseri Belirtileri :

-Periyodik kanamalar,

-Sıra dışı ağır vajinal kanama,

-Vajinal akıntı,

-Karın bölgesinde, sırtta ve ayakların arka kısmında ağrı,

-Kilo ve iştah kaybı,

-Barsak bölgesinde ağrı,

-Seks sırasında ağrılar,

-Menopozdan sonra kanama. 
                                                                                                                                                                                                       Mantar Hastalığı :
   Küçük vajinal akıntı normaldir. Ama bazı kadınları bu olay daha fazla etkiler. Adet döneminde bu akıntılar değişebilir. Ovulasyon zamanında akıntı biraz daha fazladır. Akıntının yoğunluğu bir günde 5 ml ‘den aşmıyor. Aşırı akıntı, kaşıntımsı bir his de yaratabilir. Bu genellikle vajinadaki bakterial mikrop, parazitler, mantar ve virüsler dolaysıyla olur.
Mikotik vajinit) Vajinal mantar enfeksiyonları ilk kez 1849 yılında gebe bir kadında tanımlanmıştır. Erişkin kadınların yaklaşık %75'i yaşamlarının herhangi bir döneminde en az bir kez mantar enfeksiyonu geçirirler
Vajinal mantar enfeksiyonları
Çoğu kez gebelik, antibiyotik kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan bu durum tedaviye kolay cevap verir. Ancak kronik vajinal mantar enfeksiyonu hem cinsel hem de psikolojik sorunlara yol açabilir. Vajinal mantar enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalardan en sık görüleni Candida Albikans adı verilen bir maya hücresidir. Vakaların %67-95'inde bu mantar hücresi sorumlu olarak bulunduğundan, vajinal mantar enfeksiyonları genelde vajinal kandidiyazis şeklinde tanımlanır.
Candida Albikansın vajinada zaten normalde bulunan bir organizma mı olduğu yoksa belirti vermeyen kadınlarda saptandığında mutlaka tedavi edilmesi gereken bir patojen mi olduğu günümüzde dahi açıklığa kavuşturulamamış bir sorudur. Erkek semeninde üretilemediği için cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilemez.Ancak yapılan araştırmalarda eşlerin benzer tipte mantar hücresi taşıdıkları saptandığı için pekçok hekim tedavide eş tedavisi de uygulamayı uygun görmektedir.

NASIL BULAŞIR
Vajinal mantar enfeksiyonunda üreyen mikroorganizmalar genellikle başkasından bulaşmaz. Kişinin zaten kendi vajinasında bulunan maya hücreleri çeşitli nedenler ile aktif hale gelip enfeksiyon yaratmaktadırlar. Dolayısı ile havuzdan vb. bulaşma söz konusu değildir. Çok nadiren cinsel ilişki ile bulaşabilir. Ancak bir kadında mantar enfeksiyonu olması mutlaka cinsel ilişki ile bulaştığı anlamına gelmez. Hayatında hiç cinsel ilişkide bulunmamış bakire kızlarda hatta küçük çocuklarda bile mantar enfeksiyonu olabilir.

RİSK FAKTÖRLERİ
Vajinada belirti vermeden bulunan kandidalar çeşitli faktörlerin etkisi ile aktif hale geçerler ve klasik belirtiler ortaya çıkar. Ancak önemli bir gerçek de vakaların %50'sinde bu tür bir faktör olmadan hastalığın ortaya çıktığıdır.Vajinal mantar enfeksiyonlarını tetikleyen faktörler şunlardır:

  • Antibiyotikler: Geniş spekrtumlu olarak tabir edilen güçlü antibiyotikler vajinanın normal pH dengesini bozarak mantar enfeksiyonu için uygun ortam hazırlarlar. Vajinitte en sık etkili olan antibiyotikler tetrasiklin ve penisilin grubu ilaçlardır.
  • Gebelik: Özellikle gbeliğin son 3 ayında hücresel bağışıklığın azalması ile kandida gelişimi kolaylaşır. Yine gebelikte vajinada glikojen adı verilen maddenin artışı da bu olayı hızlandır. Vajinada glikojenin artmasına ise kanda östrojen ve progesteron miktarının yükselmesi neden olur.
  • Şeker Hastalığı: Kan şeker düzeylerinin dengesiz seyrettiği kontrolsüz diabette idrar ve vajinal salgılarda şeker düzeyleri artar, bu da mantar için uygun bir ortam hazırlar.
  • İmmunosupresyon: Bağışıklık sisteminin baskılanması demektir. İlaçlar ya da sistemik hastalıklar sonucu hücresel bağışıklık sisteminin baskılanması kandidiazisi hızlandırır.
  • Doğum Kontrol hapları: Eski tipte yüksek doz oral kontraseptiflerin vajinal kandidiasiz için uygun zemin hazırladığı ileri sürülse de günümüzdeki düşük doz ilaçlar ile bu görüş geçerliliğini yitirmiştir.
  • Rahim içi araç (spiral): Etkisi tam olarak bilinmemektedir. Ancak kandidiazis için predispozan faktör olduğu ileri sürülmektedir.
  • Hormon kullanımı: Östrojen ve progesteron içeren ilaçların alımı kandidiazis görülme oranını arttırır.
  • Naylon giysiler: Özellikle kilolu kadınlarda giyilen naylon giysiler ve çamaşırlar bölgede sıcaklık ve nem artışına neden olurlar. Bu durum mantar hücreleri için altın değerinde bir fırsattır. Gelişen enfeksiyon tekrarlama ve kronikleşme eğilimindedir.
  • Lokal allerjenler: Renkli tuvalet kağıtları, parfümler, yüzme havuzundaki ilaçlar, tampon ve pedler alerjiye neden olabilirler. Alerjik zemin üzerinde ise daha sonra mantar enfeksiyonu gelişebilir.
  • Metabolik hastalıklar: Tiroid hormonu bozukluğu gibi hastalıklar kandidiazis için uygun zemin hazırlar
  • Şişmanlık
  • Kronik servisit
  • Radyasyon

BELİRTİLERİ
Vajinal mantar enfeksiyonunun en önemli ve en sık görülen belirtisi kaşıntıdır. Bu kaşıntı geceleri şiddetlenir ve sıcak etkisi ile artar.

Hastaların çoğunda dış genital organlarda yanma vardır. Özellikle idrar yaparken, idrarın değdiği bölgelerde şiddetli yanma hissi olur.

Bazı hastalarda cinsel ilişki esnasında ağrı olabilir.

Vajinal kandidiazisde akıntı her zaman olmaz. Eğer mevcut ise bu akıntı beyaz renkli ve içerisinde süt ya da peynir kesiği şeklinde tanımlanan ya da kireç benzeri olarak nitelendirilen parçacıklar bulunur.

Akıntıda kötü koku görülmez. Kokunun olması kandidiazise eşlik eden ikinci bir enfeksiyonun varlığını akla getirmelidir.

Vulva ve vajinada kızarıklık ve şişlik olabilir. Vajina duvarında mantar plakları bulunabilir.Bunların görülmesi kandidiazis için tipiktir. Kaşımaya bağlı olarak vulva derisinde soyulmalar ve küçük kanamalar olabilir.
                                                                 Bu yazı Dr. Alper Mumcu'dan -www.mumcu.com- alınmıştır"
 
Mantar Hastalığının Genel Nedenleri :

-Vajina florasının balansını kaybermesi

-Mantar

-Trikomonas

-Klamidya

-Vajinadaki yabancı maddeler


Arı Poleni Çayı...
Arı Poleni Çayı Resmi Web Sitesi - Tüm Hakları Saklıdır. 2010
Web Tasarım Kodlama WebMedya
Prostat, Prostat büyümesi, Prostat kanseri, prostat tedavi, bitkisel, kanser, psa, sistit, prostatit, kadın hastalıkları, iltihap, ari poleni cayi, prostat cayi, propolis, jinekoloji, akıntı, rahim