

POLEN 1. Polenin Yapısı Polen, polen tuzakları kullanılarak toplanmaktadır. Kovan girişine değişik şekillerde monte edilebilen tuzaklardan geçen arının taşıdığı polen tuzak haznesinde birikir. Haznede biriken polen, 1-2 gün aralıklarla boşaltılıp 42 oC'ı geçmeyen sıcaklıkta kurutma dolaplarında kurutulup su oranı %7-8 oranına düşürülür. Daha sonra eleklerden geçirilip temizlenen polen hava almayacak şekilde ambalajlanıp 6 aylığa kadar olan depolama için oda sıcaklığında daha uzun süreli depolamalar için soğuk ortamda saklanır. Uzun süreli saklanacak kurutulmuş ve temizlenmiş polen CO2 gazı ile fümige edilebilir. Bal üretimi yanında, gerektiğinde koloni beslemesinde kullanmak veya ticari amaçla polen toplamanın daha kazançlı arıcılığa vesile olduğu kesindir. Polen, teknik olarak kurutma dolaplarında kurutulması yanında basit olarak havadar ve doğrudan güneş ışığı almayan gölge bir yerde kurutulabilir. Tubitak' ın ( Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ) haftalık yayın organı olan Bilim ve Teknik Dergisi' nde ( Sayı 203 Ekim 1984 ) Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu ve Dr. Kadriye Sorkun'un birlikte kaleme aldığı ve başlığı "DOĞA HARİKASI POLEN" başlıklı bilimsel makaleden bazı bölümleri aşağıya aktarıyoruz: "...Polen metabolizmamız için çok değerli olan temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır. (...) Bir polen kürü ile en inatçı bağırsak iltihabı bile iyileşebilir. Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri üzerinde olumlu etki yaparlar. Bu bakımdan polende ve gelişme - büyümeye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar fare ve sıçanlar üzerinde denenmiştir. Sonuçta, polen yedirilen hayvanlar aynı değerde protein ve vitamin içeren besin alanlarından daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir. Bilim adamları tarafından polenin aşağıdaki etkileri öne sürülmüştür. - Zayıf olanlar polen kürüne başvurmalıdır. Çünkü polen iştah açıcıdır. - Polen kabızlık ve bağırsaklardaki tıkanmaları ortadan kaldırır. İnatçı ishalleri tedavi eder. Ayrıca bağırsak mikroplarını düzenler. - Polen insanlarda sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır. - Polen bir kuvvet şurubu gibi etki yapar. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığına kavuşturur. - Polen düşünme yeteneğini arttırır. - Polen kansız çocuklara yardımcı olur. Alyuvar sayısını %25-30, hemoglobini %15 oranında yükseltir. - Polende bulunan ribofilavinin görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olayda şaşırtıcı sonuçların alındığı ve görme yeteneğinin arttığı saptanmıştır. - Polende bulunan aminoasitlerrden cytin, ( kükürt içeren bir aminoasittir ) saçın gelişmesinde önemli rol oynar. Cytin in saç dökülmesini önlediği ve saç sayısını arttırdığı saptanmıştır. - Polen prostat hastalıklarında da iyileştirici rol oynar. - Polen güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun için bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısı ile karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyuna sürülür. Yarım saat beklenir, zamanı dolunca bol su ile yıkanır. Sonunda cilt, parlaklık ve tazelik kazanır. Beklenen iyileşmenin gerçekleşmesi için ne kadar polen gereklidir? Caillas' ın bildidiğiine göre kesin sonuçlu bir tedavi için hastalıklarda, günde 32 gr. polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı için de, günde 15 gr. polen alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine, kendi deneyimlerimize ve Arıcılar Birliği üyelerinin kanısına göre yukarıda verilen miktarın yarısı kadar bir doz bile yeterlidir. Fransız Pr.Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde 26 kitap yazmış bir bilim adamıdır."100 yıl dinç yaşamak"(Pour vivre cink fois vingt ans) isimli kitabında polenin faydalarını şu şekilde anlatıyor: ("Polen harika besinlerin en üstünüdür.Kimyasal analizler polende,vitaminler,proteinler,yağ,şeker,mineral,hormon,büyütücü faktör, pigment v.s bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı ve dengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor. Kansızlarda ,Bir ay süre ile hergün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri, kandaki kırmızı küreciklerin, milimetre küpte, beşyüz bin arttığını gösteriyor. -Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır. İç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah ,öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, çay, kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz". -Sağlık ve beslenme konularında 30 dan fazla kitap yazmış olan fransız Dr.Raymond Dextreit ,"Le miel et pollen" (Bal ve polen ) isimli kitabında polenin faydalarını şöyle açıklıyor: -"Değişik labaratuarlarda, özellikle Rusya vitaminler enstitüsünde birçok kez yapılan analizlere göre polen, vitan ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas'ın yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesi kurmaya yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan, zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, her gün yedikleri 2 kaşık polen le gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ilaç bulabiliyorlar. -Şişmanlık ve zayıflık ,ishal ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar. Salgı bezlerini ve hormanla sistemi uyarır. Polen, ince bağırsak ilthabı ve bağırsak kokuşmasında faydalıdır. Özellikle kolibasillere mikroplara öldürücü ve üremeyi durdurucu etkisi denenmiştir. POLEN NASIL ELDE EDİLİR? Çiçek tozlarının arka ayaklarında küçük birer polen taneciği halinde biriktirirek kovanına dönen işçi arı ,kovan dışına ve giriş deliği ağzına özel olarak yerleştirilen ve adına polen tuzağı denilen delik ağzı dar, altı elekli kutu şeklindeki tahta kapandan sürünürek kovana geçmek isterken, arka ayaklarındaki polen taneciklerini altaki kutuya düşürür. Kovana polensiz olarak girer bir kovana giren günlük polenin yüzde onunun bu şekilde alınması, kovandaki bal verimini ve arı yaşamını etkilemez. Daha fazla alınırsa verim ve düzen bozulur. Bunu arıcılar bilirler. Vücudumuzun bozulan dengelerini yeniden oluşturmada etkin, tüm vitaminleri (A-B (kompleks) - C - D - E - H - P) 22 çeşit aminoasiti , 27 çeşit madensel tuzu , doğal hormon , enzim , karbonhidrat , pigment ve forment gibi değerleri bir arada bulundurur. POLEN 'in %25 'i proteindir. 1. çay kaşığı polendeki: 8 mgr. B1 vitaminini 3 kg karaciğerden , 8 kepekli - 20 beyaz ekmekten 20 kg elma ve 20 kg domatesten alabiliriz. 1 çay kaşığı polendeki 5 mg B-5 vitaminini 15 kepekli -75 beyaz ekmek, 6 kg portakal , 12 kg domates , 16 kg elmadan alabiliriz. Yine 27 mg B-5 pantotenik asiti 13 kg sığır etinden 25 kg buğday ve 95 litre sütten alabiliriz. İşte bunlar bize POLEN'in ne kadar değerli ve önemli bir DOĞAL BESİN olduğunu göstermektedir. KANSER VE LÖSEMİ TEDAVİLERİNDE POLEN Kanser ve Lösemi tedavilerin de Kanser hücrelerini öldürücü veya durdurucu ilaçların yanında bu ana tedavilere yardımcı olan doğal maddeler de vardır.Polen bu yardımcı doğal maddelerin başında gelir.Dünyanın pekçok ileri ülkesinde yapılan konvansiyonel Kanser ve lösemi tedavileri öncesinde ve esnasında hastalara bol miktarda polen de verilmektedir.Polen ya tabletler halinde veya doğal halinde hastaya ya yedirilerek kan değerlerinin düşmemesi ve bağışıklık bozulmaması sağlanmaktadır. Polenin bileşimindeki vitamin ve mineraller kan yapıcı ve ümmün sistemi güçlü tutucu özellikte olduğu için diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi kanser türlerinde de mutlaka hastaya bol miktarda verilmelidir.Son araştırmalar polenin kanser hücrelerinin bölünüp çoğalması olan mitoz olayını azaltarak sitotoksik etki yaptığını da göstermiştir. Ünlü kanser araştırmacısı Berlin'li Dr.P.G.Seeger 'in görüşüde şöyle : "Üstün bir doğal cevherler birleşimi olan polen hastalık ve çeşitli yetersizlik hallerinde çok yönlü ve güçlü (Omnipotenter) bir etkiye sahiptir. (Kaynak :Alman tıp yayınından, Natureilpraxis,sayı 5 sayfa 437-444 )" Dr.Seeger :"Yapısındaki maddelerin çok yönlü etkisini düşünerek poleni bir "hayat iksiri "olarak adlandırabiliriz onun bu özelliği gerçekte, ferment fonksiyonu ve hücre solunumunu canlandırmasına dayanıyor. Ve onu birçok hastalığın hatta kanserin korunma ve tedavisinde çok değerli bir madde yapıyor." diyor. KULLANIM DOZU Yapılan araştırmalar kanser ve lösemi tedavisinde ve tedavi öncesinde hastanın günde en az 50 Gr. polen tüketmesi gerektiğini göstermiştir. Daha fazlasını kullanmanın hiçbir yan etkisi tespit edilememiştir.
Polende 18 çeşit amino asit, 10 farklı mineral madde, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, E vitaminleri, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler bulunmaktadır. Kaynağına göre değişiklik göstermekle birlikte genel ortalama olarak polen; %35 karbonhidrat, %20 protein, %20 su, %5 lipid ve %20 dolayında diğer maddeler içerir. Polen, bir canlının büyüyüp gelişebilmesi için günlük alınması gereken aminoasitleri, vitaminleri ve mineral maddeleri yeterli miktarlarda ve denge içinde bulunduran yegane doğal besin maddesidir.
Polenin kimyasal yapısı, rengi, tadı, kokusu ve şekli bitki türüne göre değişmektedir. Çoğunlukla sarı renkli olup siyah, mor, pembe renkli polenlere de rastlamak mümkündür. Ayrıca balın kaynağı, balda bulunan polenlerin analizi ile belirlenmektedir.
Yapılan denemeler polen toplamanın, koloninin gelişmesi ve bunun sonucu olarak da bal üretimi üzerinde önemli olumsuz etkide bulunmadığını göstermiştir. Polen toplanması durumunda, arıların daha çok polen toplama seferine çıkarak ve polen tuzağına rağmen küçük polen kümelerini koloniye geçirerek ihtiyaçları olan poleni depoladıkları tespit edilmiştir.